Çocuğunuz Resimlerinde Ne Anlatıyor?
Küçük yaştaki çocukların çizdiği resimler kelimelere nazaran çok daha iyi bir anlatım aracıdır. Çocuğun iç dünyası resimle aydınlatılabilir ve çocuğunun gelişme sürecini gözler önüne serer. Peki çocuklar çizdikleri resimlerde ne anlatmaktadır?
Sayfanın tamamını dolduran ve büyük boyutlu resimler saldırgan yaradılışlı ve kendini kontrol etmekte zorlanan çocuklar tarafından çizilir. Hiperaktivite yaşayan ya da aşırı etkin çocuklar resimlerde sayfanın tümünü doldurur. Kendine güveni olmayan, içe kapanık çocuklar nesneleri çok küçük olarak çizerler.
Özellikle insan çizimleri çocukla ilgili pek çok duruma ışık tutar. kendini zihinsel bakımdan yetersiz gören çocuk resimde başları küçük çizerken, başarılı olma azmindeki çocukların çizdiği kafalar daha büyük ve belirgindir. Büyük ağızlar çizen çocuklar konuşma ve dil sorunu yaşıyor olabilmekle birlikte bu tarzda çizen çocuklar genelde anne ve babaya çok bağımlıdır. Görme sorunu olan çocuklar gözbebeksiz, boş ya da orantısız gözler çizerler.
Ayakların boyutu çocuğun kendine olan güvenini gösterir. Ayaklar büyüdükçe çocuğun güveni artmaktadır. Büyük ya da abartılı burunlar solunum problemi olan çocuklarca çizilmektedir. Aynı şekilde kulaklar da işitme problemlini gösterdiği gibi, abartılı kulaklar çizen çocuklar başkalarının kendisi hakkında konuştuğu endişesini taşıyabilir.
Çocuk resimlerinde dişler ve cinsel organlar saldırganlığı sembolize eder. Büyüklükleri artıkça çocuktaki saldırganlık kapasitesi de artmaktadır. Bununla birlikte cinsel organ çizimi çocuk resimlerinde çok sık rastlanan bir durum değildir. Cinsel organları ile ilgili endişe yaşayan çocuklar bu tür resimlere başvurmaktadır.
Çocukların yaptığı resimlerde insan bedeninde çizilmeden bırakılmış alanlar da büyük önem taşımaktadır. Çocuğun sürekli ilgilendiği ya da yetersiz bulduğu organları eksik bırakılmaktadır. Ellerin çizilmemiş olması uyum sorunu ve güvensizlik, kolların eksikliği çocuğun kendi gücüne güvensizliği olarak yorumlanmaktadır. Bacak çizmeyen bir çocuk kendini hareketsiz düşünürken, ayakların çizilmemesi çocuğun kendini desteksiz hissetmesi olarak değerlendirilir. Burnun olmayışı güçsüzlüğü, ağzın olmayışı ilişki kurmakta zorluğu gösterir.
Aile resmi çizen çocuklar ailede kendilerine kimi yakın gördükleri ile ilgili çok önemli ipuçları vermektedir. Çok kalabalık resimlerde bir kaç sıra oluşmuşsa ilk sıra çocuk için en önem taşıyan kişileri içerir. Çocuğun verdiği önem sırasına göre ikinci ve üçüncü sıralar oluşabilir. Çocuk sayfanın en soluna en çok önem verdiği kişiyi çizer. en sağda kalansa o resmin içinde en az önemsediği kişidir. Çocuğun kendini nereye çizdiği de önemlidir. Kendini en yakın hissettiği kişilere yakın konumlandırır.
Normal bir çocukta insan figürü çizimi genellikle baş, boyun, gövde, kol, bacak ve ayak sırası ile yapılmaktadır. Bazı farklılıklar oluşsa da temel olarak yukarıdan aşağıya çizim yapılır. Ayaklardan başlanan bir resim ya da gövde olmadan çizilen kollar sosyal uyum zorluğunu gösterir.
Çocukların resimlerinde çizgiler de yorumlanmaktadır. Çok ince çizgiler güvensizlik ve çekingenlik, saldırganlık olarak yorumlanabilir. Çok kalın çizgiler çocuğun dalgın olduğu şeklinde yorumlanır. Bir insan resminde yüz kalın beden ince çiziliyorsa burdan çıkarılan yorum çocuğun sosyalleşmek istemesi ya da sosyalleşmede güçlük çekmesidir.
Resmin çizilme yönü de yine değerlendirme konusudur. Nesneleri yandan çizen çocuk toplumla doğrudan ilişki kuramazken önden çizen çocuk toplum ilişkilerinde rahattır, açık kalpli ve dürüsttür.
Çocuklar resimleri durağan şekilde çizerler. Resimde harekete yer verilmez. Resimlerinde yürüme, koşma gibi hareketlerin verilmiş olduğu çocuklarda saldırganlık ve kişilik bozukluğu olabileceği düşünülür. Çocuk resimlerinde birini çağırma, birinden bir şey alma verme şeklinde figürlere yer veriyorsa desteğe ihtiyacı olduğu çıkarılmaktadır.
Çocuk resimlerini değerlendiren uzmanlar en çok insan figürü üzerinde durmaktadır. Ancak bu konuda yapılan değerlendirmelerde çocuğun yaşı çok önem taşır. İnsan vücudunun büyüklüğünü ve orantısını algılayamayacak yaştaki çocuklarda normal sayılabilecek çizgiler, daha büyük, perspektif kavramı gelişmiş bir çocukta tehlikeli olarak yorumlanabilir. Normalden küçük başlar ilişki zorluğu, içsel çatışmalar ve içe kapanma eğilimi olarak yorumlanır. Büyük başlar kendini zeka yönünden yetersiz görebilen çocuklarca çizilebileceği gibi öğrenme isteğini de simgeleyebilir. Baş ve gövde uyumu normallik belirtisidir.
Büyük ve ayrıntılı çizilmiş gözler gözlemciliği, dış dünyaya ilgiyi, sosyalliği simgeler. Önemsenmeden çizilmiş, boş bırakılmış gözleri çizen çocuklarda dış dünya ile bağlantı yetersizdir.
Normal bir çocuk saçı uzun kadın resmi çizmiyorsa resimde kulaklara yer vermelidir. Normal şekilde çizilen kulaklar normalliği işaret ederken, uzun saçlı olmasına rağmen kadınlarda abartılı çizilen kulaklar, silinip tekrar çizilen, çok büyük, olması gerekirken yapılmayan kulaklar sosyal ilişki sorunlarını gösterir.
Burun çocuk gelişimi uzmanlarınca cinsel bir simge olarak kabul edilir.
Ağı çizimleri çocuğun iletişim yetenekleri ile ilgili değerlendirilir. Açık, büyük ya da belirgin bir ağız iletişim eğilimini, küçük, dar ve kapalı ağız çekingenliği simgeler. Ağız çocuk resimlerinde büyük önem taşır. Sütten kesilme evresini sorunlu geçiren, aşırı yiyen ve şişman çocuklar abartılı ağızlar çizebildiği gibi ergenliğe yaklaşan çocuk ağzı cinsel sembol olarak kullanabilmektedir.
Çocuk resimde çeneyi yüze göre büyük çiziyorsa destek beklediği, köşeli çiziyorsa güçlü olmayı arzuladığı söylenir. Dışarıya fazlaca çıkmış bir çeneyi çizen çocukların sorumluluktan kaçındığı söylenmektedir. 4-5 ve altı yaşlarda çocuğun boyun çizmemesi normalken ileri yaşlarda boyuna yer verilmemesi duygusal gelişimin geri olduğuna işaret eder.
Gövde çiziminde köşeli çizgiler saldırganlık, yuvarlak gövdeler yumuşaklık ve insancıllık, gövde ve bacakların bir çizgiyle ayrılmış olması cinsel kaygıyı ifade eder.
Çocuk insan figürlerinde kolları iki yana açmışsa insan ilişkilerini secdiği, gövdeye bitişik kollarda ise ilişkilerde zorluk çekildiğini gösterir. Hiç kol olmayışı tamamen içe dönüklük belirtisi olup çocuğun psikolojik sorunları olabilir. Çok uzun kollar aşırı hırs, kısa kollar ise isteksizlik belirtisidir. Kalın ve güçlü kollar hakimiyet arzusunu dile getirir. Bacaklar iç dünyadaki çatışmayı yansıtır. İç dünyası karışık olan çocuk genellikle oturan resimler çizer. Pantalonun bacaklardan kısa çizilmiş olması cinsel tercihlerde değişiklik olarak yorumlanır. Ancak perspektif duygusu gelişmeyen çocuklarda bu dikkate alınmaz.
Ellerin cepte, bir başka nesnenin arkasında olması sosyal ilişki zorlanmalarını, saklanması ya da hiç çizilmemesi tırnak yeme, hırsızlık, mastürbasyondan dolayı duyulan suçluluk olarak yorumlanmaktadır. Eller sıkılmış ve yumruk halinde çiziliyorsa saldırganlık ve suçluluk duyguları ağır basmaktadır.
Parmakları en ince ayrıntısına kadar göstermek sabit fikirlilik, saldırganlık ya da saplantı olarak düşünülür. Fazla sayıda parmak çizimi aşırı ihtiraslılığın belirtisidir.
Ayaklarla ilgili çizimler cinsel durumla değerlendirilir. Sivri uçlu ve yukarı kalkık burunlu ayakkabı, silinip tekrarlanan ayak, aşırı büyük , hiç yapılmamış ayaklar sorunların varlığını işaret eder.
Kendini beğenmiş, giyime düşkün, görünüşe önem veren çocuklar elbiseleri çok detaylı çizerken çıplak resimler kendine hayranlık içerebilir.
Resimde insan figüründen başka yan öğelerde değerlendirmeye tabi tutulur. Yükselen ve yukarıya eğimli herşey düşünsel etkinliklerin varlığını, aşağıya eğilimler duygu hakimiyeti ve içgüdülerin kullanımını simgeler. Kağıdın ortasından çizilen varsayımsal bir çizginin solundaki herşey geçmişi, abıları, iç dünyayı ve kişiliğin olumsuz yönlerini simgelerken sağ taraf olumlu özellikler, başarılar, gelecek beklentileri ve istekleri ifade eder.
Çocuk resimleri incelenirken ağaç testine büyük önem verilir. Ancak bu ağaç çocuğun tamamen kendi hayal ürünü olan kopya edilmeyen bir ağaç olmalıdır. Ağaç gövdesinin alt kısma oranla genişliği öğrenme güçlüğü, gövdenin paralel çizgilerden oluşması uyumluluk ve yumuşak başlılığın, kesikli çizgilerle yapılan bir ağaç gövdesi çizerinin çok hassas ve kırılgan olduğunun, uçlara doğru kalınlaşan dallar kabalığın sembolü kabul edilir.
Tuncel Altınköprü ve Prof.Dr. Haluk Yavuzer’den derlenmiştir.