uzaktan bunları duyunca gerçekten insanın gözü korkuyor hocam.ben de şaşırırdım bu güçlüklerde öğretmenlik yapan insanlara.yapamam ben katlanamam asla derdim.ama işin içine girince insanoğlunun dayanamayacağı alışamayacağı şey olmadığını anlıyorsunuz.başa gelen öyle bir çekiliyor ki.o sizin yaşam tarzınız gibi oluyor.sanki dünyaya o koşullarda gelmiş o kuşullarda yaşamış gibi oluyorsunuz. ilk bir iki ay zorlanıyordum epey bir isyan ediyordum.ama dedim ya alışana kadar.haa güellikleri de var elbet.benim o kerpiç eve girdiğimde ev sahibinden kalma tek bir çekyat vardı.yerler beton ,,değil bir halı, bir tek kalemim yoktu.ama şimdi sınıfıma giren,bir daha çıkmak istemiyor.uzaktan kerpiç,eski bir ev,,içine girince şirinmi şirin,duvarları renkli resimler etkinliklerin olduğu,cıvıl cıvıl bir ortam..içeri girenin gözü gönlü açılıyor..ve gelenlerin görüp beğenmesi,taktir etmesi...işte bu haz veriyor,mutluluk veriyor...