Hersey sensiz ne bicim....
ucuz atlattım![]()
Ve ben alıp başımı gidince akşamları
İçinde yorgun düştüğüm bahçemden dışarı,
Biliyorum; her yol götürür beni o yöne
Yaşanmamış hayatların tersanesine...
Sürekli onu düşünüyordum.
Ara sıra, neden sürekli onu düşündüğümü düşünüyordum.
Çok sonra anladım ki;
Bu bir kaçıştı,
İki saatliğine bir film'e,
Bir kaç günlüğüne bir Roman'a sığınmak gibi...
Film ve kitaplardan, kısa süre sonra gerçek hayata dönmek zorunda kalıyor, ama dönmek istemiyordum...
Oysa O,
onu düşünmek...
Daha uzun yıllar beni deniz kokulu hülyalara götürecek, benim gibi bir kütüğe daha ne şiirler yazdıracaktı...
Onu tanıdığım için çok şanslıydım, kendi çapımda...
Ve benim bu hayatta,
Düşünecek daha güzel bir şeyim yoktu...
Onu seviyordum..
* Tuttum, taa içime oturttum seni...
Mâşuk hasta olunca,
Aşık sıhhatindeb utanırmış...
bütün iyi kitapların sonunda
bütün gündüzlerin, bütün gecelerin sonunda
meltemi senden esen
soluğu sende olan / yeni bir başlangıç vardır....
* Tuttum, taa içime oturttum seni...
Senin bende kalan günahin var, sözün var, bırakıp gittiğin ..
* Tuttum, taa içime oturttum seni...
bunu nasıl olsa okumayacaksın en azından yazıp içimi rahatlatmak geldi içimden SANA ESKİSİ GİBİ ABİ DİYEMEMEK ÇOK CANIMI SIKIYOR BAZEN KALBİMİ SÖKEBİLSEYDİM DİYORUM![]()
İnsanlar sevdikleri şeyi yok etmeye, daha sonra da yok ettikleri şeyi yeniden sevmeye ve değer vermeye meraklıdırlar.
│ Donald Walsch │
Edebim el vermez edepsizlik edene… Susmak en güzel cevap, edebi elden gidene.
Yaşayalım sonunu düşünmeden,
Ağlayalım kederden, hüzünden.
Bir oyun değil mi hayat, sahnelenmeyen,
Oyuncu olmak dururken, seyretmek neden...
* Tuttum, taa içime oturttum seni...