ben de ufaktan yorumumu yapayım benimki arzununki kadar uzun olamayacak çünkü acayip gribim, ayakta zor duruyorumzaten arzu çoğu şeyi yazmış benim ekleyeceğim birkaç şey olacak.
öncelikle, daha önce filmi izlemiştim ancak belki unuttuğum yerler olur diye düşünerek tekrar izledim iyi ki de izlemişim..
filmin ilk sahnelerinde birşey dikkatimi çekti, matt ( yani martinin ilk kurbanı, otobüste yanına oturan çocuk ) arabaya martin tarafından itildikten sonra, ilk darbeyi kafasının almasına, camın patlamasına ve arabanın takla atacak kadar şiddetli vurmasına rağmen, yerde yatarken yüzünde fazla kan görmüyoruzdikkat edin, çenesine doğru orta halli denemeyecek kadar çizikler var, alnında fazla birşey yok... eğer bu kaza aynı şartlarda gerçekleşse, yayanın yüzünü tanıyamazsınız bile... ancak sanırım bu da filmin klişesi haline gelen martin'in kurbanların yüzünü taşla ezmesini daha ilk seferde imkansız hale getireceğinden göz ardı edilmiş
( zaten suratı dağılmış adamın suratını niye ezesiniz ki dimi
)
paquette'in oyuncuğunun yanı sıra, şivesini çok beğendim.. ispanyol aksamlı bir ingilizceye yakın konuşuyor. o aksanı oturtmak hiç de kolay değil...
gelelim scott'adaha cesedin bulunduğu çukurda yatarken bu kız da kim? demeye kalmadan dudaklardan tanıyorsunuz angelina jolie'yi
onun oyuncuğu hakkında yorum yapmaya gerek yok zaten..
ikinci dikkat ettiğim şey ise, scott'un diğer memurlarla beraber kahvaltı yaparken, gelen telefonla robot resme benzeyen kişinin adresine gittikleri sahnede.. filmi ilk izleyişimde, o odadan birşey çıkmayacağı çok belliydi. dikkat edin, odayı araştırırken scott da, diğer memur da silahları doğrultmuş şekilde geziniyorlar, ama parmakları tetikte değilbelki ufak bir ayrıntı ama odada çatışma çıkmayacağını anlamama yetmişti sahnenin ilk karelerinde...
unutmadan, scott'un daha önce sabıkasının olması nasıl olur da onun federal ajan olarak çalışmasına engel olmaz diyecekken "zorunluluk" dedi, bu da FBI ın klasik sorunlu çocukları arasına katmak için kullandığı yöntemlerden biri.yani, scott FBI tarafından "zorunda bırakılmış"
şimdi de arzudan bikaç alıntı yaparak devam edeyim
zaten çoğu federal ajanlar kafadan kontak oluyorlar, jolie oldukça güzel oynamış federal ajanı. o kadar olay karşışında her ne kadar etkilenmedik deselerde öle küçük şeylerle kendilerini ele veriyorlarmış. bi makalede okumuştum..Alıntı
Alıntı
aslında görmedi, hissetti. dikkat et önce parmaklarıyla rüzgarı hissetti, sonra da orada duran püskülün hava akımıyla oynadığını gördü ;) oldukça iyi düşünülmüş bir ayrıntı bence. gidip de löp diye oradan bi kitap çekip felan açılsaydı o kapı, anında kapatırdım filmi
neyse, izlemeyen arkadaşlara kesinlikle tavsiye ederim bu filmi.. diğer filmlerdeki gibi "bir sessizliğin arkasından korkunç ya da ürpertici birşey olur" mantığı bu filmde yoken çok bundan memnun olmuştum ilk izlediğimde..
şaşırtıcılığına da laf söyletmem bu filmin ona görebuna benzer kalitede şaşırtan başka bir film pek hatırlamıyorum. belki "altıncı his" olabilir. o da filmin sonunda çıkıyor ortaya, tek şaşırtan yeri var ama başkasına ihtiyaç duymuyorsunuz. izleyen arkadaşlar ne demek istediğimi anladı
benden bu kadar, tam olarak düzeldiğimde tartışmalara katılıcam şüpheniz olmasın![]()